Genel Yayın Yönetmeninden
Yola çıkmak mıydı zor olan, yoksa yolda kalabilmek mi? Yol nasıl anlam kazanırdı? Yine benliğimizle bize dayatılan "olmaz" tasavvurunu mefkûremizde nasıl yıkacaktık? Bu ve benzeri, insanı eyleme geçmekten alıkoyan soru ve sorunlar ışığında, nazarımızca büyük bir adımın hayata geçiş arefesinde kaleme alıyorum bu satırlar.
Günümüz gençliğine, konferans salonlarında bir saatlik heyecan bombardımanları sunmakla yetinmenin artık kâfi gelmediğini düşünüyorum. Çünkü bu çağın genci, geçici coşkulardan öte bir mana, bir yön ve bir yol arayışı içinde. Evet, Kudüs Fatihi Selahaddin Eyyubi olmak, belki yüzyılda birine nasip olacak büyük bir meziyettir. Ama biliyorum ki en büyük yapbozlar bile küçük parçalarla tamamlanır.
Her birimizden beklenen; elinde daima bir taş bulundurmak, yani büyük bir gayenin küçük ama tamamlayıcı bir parçası olmayı şuurla kabullenmektir. Zira bu girişim, işini en iyi şekilde yapmaya adanmış insanların gayretini hatırlatmak, küçük görünen rollerin aslında ne denli hayati olduğunu fark ettirmek maksadıyla hayata geçirilmiştir. Her ilim talebesi, öğrendiği ilmin tevarüsü sağlayacak âlim adayıdır. Ve bizler, bu kutlu ilim yolculuğunda yalnızca kürsüsüyle değil, kalemiyle de kuvvetli insanlar yetiştirme gayesiyle yola koyulduk. Bilmiyorum, yol anlam kazanacak mı, yolda kalabilecek miyiz? Ama biliyorum ki gayret bizden, tevfik Allah'tan...
Yazılarıyla bu fikir hareketimize katkı sunan her bir öğrencimizi gözlerinden öpüyor; Rabbimden, hayatlarına bereket vermesini ve kitabına mirasçı olarak seçtiği zümreden eylemesini niyaz ediyorum.